Ana Sayfa / Haber
Görkemli Törenle Akademik Yıla Merhaba 1521 defa okundu    

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve TOBB Başkanı Dr. Rifat Hisarcıklıoğlunun katıldığı, İnönü Üniversitesi 2009-2010 Akademik Yılı Açılış Töreni gerçekleşti.

 Üniversitemiz Cumhuriyet Meydanındaki  Atatürk anıtına Rektörümüz Prof. Dr. Cemil Çelik'in  çelenk sunumu ile başlayan ilk tören, Rektör Yardımcıları, üniversitemiz akademik ve idari personelinin katılımıyla saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile başladı.



2009-2010 Akademik Yılı Açılış Törenine, onur konuğumuz Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, , Vali Doç. Dr. M Ulvi saran, İkinci Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tüm.G. H. Fehmi Canan, Belediye Başkanı Ahmet Çakır, İçişleri Eski Bakanı Abdulkadir Aksu, Samsun Milletvekili Birnur Şahinoğlu, Elazığ Milletvekili Necati Çetinkaya, ilimiz millet vekilleri, bir çok siyasi,mülki ve idari erkan ve yeni eğitim yılının açılış dersini vermek üzere TOBB Başkanı Dr. Rifat Hisarcıklıoğlu'nun  katılımıyla Kongre ve Kültür Merkezinde devam edildi.

Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından Eğitim  Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü öğrencileri tarafından seslendirilen mini bir konserle başladı.


 

Malatya türkülerinin seslendirildiği mini konser sonrasında programın ilk konuşması üniversitemiz rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik tarafından yapıldı. Konuşmasının ilk bölümünde üniversitemiz ile ilgili genel bilgiler veren Prof. Dr. Çelik, ortaya konulan fiziki gelişmeleri, yeni akademik çalışmaları ve bilimsel gelişmeleri ele aldığı konuşmasına şu sözlerle devam etti: "  Bugün İnönü üniversitemizin ideolojik saplantılardan kurtulmuş demokrat duruşu ile diğer Türkiye Üniversitelerine de örnek bir tavır sergilediğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Malatya halkı ile, yerel yönetim başta olmak üzere diğer resmi ve sivil toplum kuruluşlarımızla kurulan menfaate dayanmayan samimi ilişkiler güçlü  işbirliği ortamını oluşturdu. Bu durumun yansıması olarak  üniversitemizin kadro kanunu çıkarıldı ve  200 ün üzerinde akademisyenimizin  hak ettikleri ünvanlarına kavuşmaları sağlandı. Bu vesile ile bu konudaki duyarlılık ve verdikleri destekten dolayı tüm Malatyalı Vekillerimize , Meclisimize ve Hükümetimize teşekkür ediyorum. Üniversitemizde huzur ortamının sağlamasına paralel olarak altyapı geliştirme çalışmalarına hız verilmiştir. Bu kapsamda Sağlık Yüksek Okulu, Diş Hekimliği Fakültesi ve  Konservatuvar binalarımız %99 oranında tamamlanma aşamasına getirilmiştir. Tıp Fakültesi Anfileri ile engelli çocuklar merkezi ve petrol analiz laboratuarı gibi çok sayıda tesis tamamlanmış durumdadır. Ortak dersliklerimiz ve kapalı yüzme havuzu inşaatı ise devam etmektedir. İnşaatı bitirilen binalarımız ile bu yıl  üniversitemize katılan kapalı alanların yüzölçümü  46.500 metrekare olmuştur. Günümüz dünyasında imkanlar kadar riskler de artmaktadır. Bütün dünyada, üniversitelileşme oranı hızlıca yükselmekte, her yirmi yılda bir üniversitelere giren öğrenci sayısı yüzde yüz artmaktadır. Bu durum, Türkiye örneğinde de farklı değildir. Günümüzde, artık  meslek sahibi olmak için  üniversite mezunu olmak yetmemektedir. İyi bir meslek sahibi olmak için üniversite mezunu olmanın çok ötesinde bir bilgi ve uzmanlık birikimine sahip olmak gereklidir. Evet, bugünden bakıldığında gelecek karmaşık ve çetrefilli görünüyor.  Fakat tarihimiz hemen her alanda, zorlukların içine gizlenen fırsatı görebilen, o imkânı oradan çıkarıp toplumun önüne koyabilen bakış sahipleri, liderlik örnekleri ile doludur.  Cumhuriyetimizin kurucusu yüce Atatürk'ün her fırsatta akıl ve bilime atıfta bulunmasını başka türlü izah etmek mümkün değildir. İnönü Üniversitesi olarak bizlerin, geleceği bugünden planlayıp her türlü riski imkana, her türlü olumsuzluğu potansiyel enerjiye dönüştürmemiz gerektiğinin altını bir kez daha çiziyor; bu vesileyle, başta yüce Atatürk ve adını Üniversitemize vermiş olan İsmet İnönü, Tıp Merkezimizle adı özdeşleşen 8. Cumhurbaşkanımız merhum Turgut Özal ile üniversitemizin kurulmasına, gelişmesine bir şekilde katkı sunan herkese teşekkür ediyor, ölenlere rahmet, yaşayanlara ise sağlıklı bir ömür geçirmeleri dileklerimi yineliyor, hepinize en içten sevgi ve saygılarımı sunuyor, yeni dönemin herkese, hepimize huzur getirmesini diliyorum."

Törende konuşan Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır, " Üniversiteler çatışma ve  kavgaların yaşandığı yerler değil aksine barış ve huzurun sağlandığı yerler olmalıdır. Bireylerin  aynı düşünceye sahip olması mümkün olmayabilir ancak karşılıklı anlayış ve birliktelik ruhunun temininde herkes ortak bir duruşa sahip olabilir. Bu düşünceden yola çıkarak hepinize hayırlı bir eğitim dönemi geçirmenizi diliyorum." dedi.

Üniversitelerin,bilim ve kültürün merkezleri olduğunu belirten Malatya Valisi Doç. Dr. M. Ulvi Saran şöyle konuştu: "Üniversiteler var olan bilgileri tekrar eden yerler olmaktan çıkıp bilimde yenilikçi olmalıdır. Bu anlamda yenilikçi çalışmalara imza atan İnönü Üniversitesini de tebrik ediyor gelecekte çok daha başarılı bir çizgiye oturma çalışmalarını destekliyorum. "

2009-2010 Akademik Yıl Açılış Törenimizin onur konuğu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ise yaptığı konuşmada üniversitelerin bir toplumun en önemli kuruluşları olduğunu belirterek üniversitelerin ülkemizin değişimini, dönüşümünü, gelişimini ve huzurunu doğru kanalize edebilecek kuruluşlar olduğunu ifade etti. Ülkelerin yer altı ve yer üstü zenginliklerinden ziyade iyi yetişmiş insan gücünün olmasının zenginlik olduğunu belirten Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek sözlerine şöyle devam etti: " Ülke olarak birlik ve beraberliğimizin devamı ve gelecek yıllara huzur ve refah  içinde girebilmemizin teminatı olarak zengin olmak durumundayız. Fakat bu ülkede 'zengin olunca ne yapacağız?' sorusuna cevap gelmiyor. Üniversitelerimizin her geçen gün geliştiğini, bilimsel atılımlar yaptığını görüyoruz. Bu tür atılımlar için kaynak ayırma konusunda ciddi gayretler gösteriyoruz. Fakat üniversitelerimizin de bilimsel çalışmaların yapıldığı yerler olmanın yanı sıra bireylere kültürel alt yapı kazandırılan yerler olmaları da gerekiyor. Ancak bu şekilde zenginleşebiliriz. Ancak kültürel mirasımıza sahip çıkıp bu mirası bugünün dünyasıyla birleştirdiğimiz zaman zenginleşir, zengin olmanın ne anlama geldiğini yaşayabiliriz. Ali Şir Nevai'yi bilmek, Aşık Mahsuni Şerif'in, Muzaffer Sarısözen'in ne demek istediklerini anlamak, Farabi ve Itri'yi öğrenip içimizde hissetmek köklerimizden gelen mirasımıza sahip çıkarak zenginleşme yolunda bir adım olacaksa bu mirası günümüzün teknolojisi ile bilgi birikimi ile kaynaştırmak ve kullanılabilir bir veri haline getirebilmek diğer bir adımdır. İşte üniversitelerde biz bu adımları atmak ve attırmak istiyoruz. Ancak bu şekilde kavgalardan uzak, ne istediğini bilen, geleceğe umutla bakan, ülkesini ve dünyayı seven bireyler  yetiştirebiliriz."

Yeni akademik yılı açılış dersini vermek üzere aramızda bulunan TOBB Başkanı Dr. Rifat Hisarcıklıoğlu, gençlere yenilikçi, atılıma dönük, çalışkan ve mucit yönlerini öne çıkarmalarını salık verdiği konuşmasına şu sözlerle başladı: "Üniversiteler birlik ve beraberliğin yaşandığı ve  pekiştirildiği kurumlar olmalıdır. Üniversitelerimizin dünya üniversiteleri ile yarışabilir konuma getirilmesi için, teknolojik gelişmelerin yanı sıra yapılan bilimsel çalışmalarla geleceğin gençliğini oluşturmalıdır. Türkiye'nin köklü üniversitelerinden biri olarak gördüğüm İnönü Üniversitesi ve markalaşmış olan Turgut Özal Tıp Merkezi ile birlikte sağlanan başarıdan dolayı üniversite yönetimini kutluyorum. Batıda köklü üniversitelerin geçmişi 500 yıla kadar uzanır. Bizde ise en yaşlı üniversite 150 yılık bir geçmişe sahiptir. Yani batıdaki bir üniversite ile bizdeki bir üniversite arasındaki yaş farkı 300 yılı buluyor. 300 yıl öncesinde kurulan batıdaki bir üniversite ile bizim üniversitelerimizin  başarılarını ve gelişimini   kıyaslamak doğru bir değerlendirme değildir. Üniversiteler bilginin üretildiği yerler olduğu için önemlidir. Üniversiteleri bilgi üreten bir fabrika olarak görebiliriz. Üretilen her şeyin yeni ve tercih edilen olması gerekmektedir. Onun için kalıplaşmış ve dogmatik fikirlerden uzaklaşmak gerekmektedir. Hayal kurmaktan çekinmeyin. Hayali olmayan insanın ideali de olamaz. Hayalinde büyük hedefleri olan ve bu hedeflere ulaşmak için gayret sarf eden bireyler olun. Büyük adım atmaktan asla korkmayınız. Unutmayın büyük bir uçurumdan atlayabilmek için büyük adım atmak gerekir. Başarının sağlanabilmesi için çalışma ve ciddi bir sabır gerektirir. Bu iki özveriyi gösterebiliyorsak başarının mutlaka sağlanacağından emin olmalıyız.Bireysel olarak bir yere gelmek mümkün değildir. O yüzden güçlerimizi birleştirerek ulaşmak istediğimiz hedefe ulaşmak için birlikte hareket etmenin önemini vurgulamak istiyorum. Atalarımız, ' birlikte rahmet ayrılıkta azap vardır' demişlerdir. Değişimin öncüsü olmaktan hiç çekinmeyin. Böyle olursa ancak tarihte adınız olur. Değilse olmaz. İcat eden bir gençlik olunuz. Üreten ve ürettiğini değerlendiren bireyler olmaya gayret ediniz. Artık alın terinin yerini akıl teri almıştır. Zengin olmak istiyorsanız akıl teri akıtmanız gerekmektedir. Kendisine öz güveni tam olan bireylerin yetiştirildiği üniversitelerimizin olmasından duyacağımız gurur ve heyecan  bir başka olacaktır. İnönü Üniversitesinin bu yolda ilerleyen siz gençlerinin yeni eğitim yılının başarılı, huzurlu ve sağlıklı geçmesini diliyorum."

 
Spam Traps