Ana Sayfa / Haber
Bakan Taner Yıldız, Üniversitemizdeki Maden Sempozyumunda Konuştu 970 defa okundu    

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre Merkezinde düzenlenen Malatya ve Çevre İllerinin Maden Sempozyumunda bir konuşma yaptı. Sempozyumun ikinci günü programına Bakan Yıldız'ın yanı sıra Malatya Valisi Vasip Şahin, Elazığ Valisi Muammer Erol,  Malatya Milletvekilleri M. Mücahit Fındıklı, H. Cemal Akın, Ömer Faruk Öz, Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik, sivil toplum kuruluşu başkanları, kamu ve özel sektör temsilcileri, öğretim üyeleri ve öğrencileri katıldı.

Programda bir konuşma yapan Bakan Yıldız, İnönü Üniversitesine ilk kez geldiğini ifade ederken, bundan sonra birçok program vesilesi ile burada tekrar bulunmak istediğini belirtti. Bakan Yıldız, Malatya'nın tarihten bugüne kadar birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını, İpek Yolu ile tarihi kervanların buradan geçtiğini ve buranın önemli bir kültür birikimini barındıran bir şehir olduğunu söyledi. Malatya'nın, tükettiğinden daha fazlasını üreten bir şehir olduğunu da vurgulayan Bakan Yıldız sözlerine şöyle devam etti: "Madencilik açısından, dün başlayan sempozyumda birçok konuya vurgu yapılmış. Hekimhan Hasançelebi yatağından, diğer rezervlerin miktarlarından bahsedilmiş ve bunların dışındaki hammaddeler ile alakalı zenginliklerden ve Yazıhan sahasındaki 16 milyon ton linyit rezervleri ile ilgili bilgiler aktarılmış." dedi.

Bu özetin ardından ise, "Türkiye'nin madencilik görünümü, neler yapmak istiyoruz, yerli kaynaklarımızın dünyadaki yeri nedir? Bu bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Madencilik, ekonomimizin temelini oluşturuyor, Uluslararası arenada yüzümüzü ağartan, yüksek cirolu bir kısım firmalarımız var. Bunların 80 ila 100 milyon dolar civarında katma değer oluşturduklarını görüyoruz.  Biz kamu tarafından tespit edilen bu yapının artık özel sektör tarafından da tespitini ön plana aldık." diyen Bakan Yıldız, yapılan sondaj miktarlarının 11 yıl öncesine göre, bazı yerlerde 12 katına çektiklerini kaydetti. Bakan Yıldız, Türk Petrol Yasasında da benzer bir uygulama getirdiklerini bildirdi.  Bugün artık özel sektöre de ulaşıldığını açıklayan Yıldız, 8 yıl boyunca özel sektörlerin ruhsatları kamuda kalmış olmak kaydıyla,  sismik verileri pazarlayabilecekleri bir ortam oluşturduklarını ifade ederek aynen madencilik sahasında yapıldığı gibi bu alanda da, uluslararası sermaye ile birlikte, uluslararası proje şirketlerinin yer almasını sağlıyoruz, diyen Bakan Yıldız sözlerine şöyle devam etti: "Gelişen, büyüyen Türkiye'nin envanter eksikliğinin olmaması gerekir, rakamlarla arasının en iyi olması gereken ülkenin envanterlerini her alanda oluşturmamız ve Türkiye'nin zenginliklerini ibraz edebilmemiz lazım. Bugün maden ihracatımız 4 milyar dolara yaklaşmıştır. 2023 hedefimiz 20 milyar dolarlık maden ihracatına ulaşmaktır, dolayısıyla hazırlıklarımız bu tarafta gelişmiş olacaktır. İnşaatlar, duble yollar, gelişen Türkiye diyoruz;  bunun en önemli hammaddesini yine madencilik sektöründen elde ediyoruz.  Yıllık 350 milyon ton civarındaki malzeme ihtiyacını yine bu yapılan çalışma ve verilen ruhsatlarla birlikte geliştirebiliyoruz."

Bakan Yıldız madencilik alanında verilen ruhsatlarla ilgili yapılan düzenlemeleri detaylı bir biçimde izah ederken, işler iyi niyet, gayret doğrultusunda ve istismar edilmeden yapılmalıdır, dedi. Bu ruhsatların ticari meta haline gelmeden yatırımcının önünü açan bir duruma getirilmesinin esas alındığını kaydeden Bakan Yıldız, arama ruhsat sayılarının yarı yarıya düştüğünü, bunun istenen bir durum olduğunu; işletme ruhsatının iki katına çıktığını ve ruhsat ile işletme sayısının birbirine yaklaştıkça verimliliğin arttığını bildirdi.

Türkiye'nin maden çeşitliliğinde dünyada ilk 10'da olduğunu kaydeden Bakan Yıldız, maden üretiminde ise 28. sırada bulunduğunu ve bu durumun daha da ilerletilmesi gerektiğini açıkladı. "Büyüyen Türkiye'nin küçülen madencilik sektörü olmaz." diyen Bakan Yıldız, bu vaziyet ile alakalı akademik çevreden çok ciddi yardım alındığını ifade etti. Dünyada GSYİH'nın oluşmasında yaklaşık %2'ler civarında bir pay bulunuyorken Türkiye'de bu oran  %1.4'ler civarındadır, diyen Bakan Yıldız, "Dünya ortalamasının yakalanabilmesi için de yaklaşık 4.5 milyar dolarlık bir yatırım daha yapılması gerekmektedir, 51 maden türü alınarak yapılan sıralamada Kanada'nın 48'ler civarında, ABD'nin 43'ler civarında bir maden üretimi olduğu bilinmektedir." dedi.

Bakan Yıldız sözlerine şöyle devam etti: "Spekülatif amaçlı iş yapmaya çalışanları engellediğimiz kadar, gerçek yatırımcının da önünü açmaktayız. Bizler ihraç edilen maden grupları arasında doğal taş maden grubu %45'lik payı alıyor ve bunu %34'lık payla metalik cevherler, % 16 ile endüstriyel hammaddeler takip ediyor. Dünyada 2. büyük soda külü yatağı olan Beypazarı'nda işletmek için kurulan tesis yılda 1 milyon ton soda külü ve 100 bin ton sodyum karbonat üretimi ile dünya tüketiminin %2.5'inden daha fazlasını gerçekleştirmektedir. Kömür ile alakalı Malatya Bölgesine dâhil olan Afşin Elbistan'da çok ciddi ataklarımız oldu, bu durum büyük bir yatırımı da beraberinde getirecek. Temiz kömür teknolojisi ile beraber çevreyi kirletmeyen kömür yapısını o havzada kurmamız gerekmektedir."

Malatya'nın, buradaki yönetenler kadar iyi bilinemeyeceğini ifade eden Bakan Yıldız, "İşletme ruhsatları onayı,  çevreye zarar vermeden, kirletmeden yani çevreye rağmen değil, çevre ile birlikte verilmelidir." dedi. "Maden ruhsatları ile ilgili yerel yönetimlere verilen yetkiler, o ilin siluetini ve çevresini korumak adına birbirini tamamlayan bir silsile içerisinde, ortak dil ile en büyük fayda esas alınarak yapılmalıdır." diyen Bakan Yıldız, konuşmasının sonunda sempozyumun düzenlenmesinde ev sahipliği yapan İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik'e ve emeği geçenlere teşekkürlerini sundu.

 
Spam Traps