Ana Sayfa / Haber
Konferansta ‘Ertelemecilik’ Kavramı Konuşuldu 1200 defa okundu    

Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen ve Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Melike Cömert'in verdiği konferansa, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burhanettin Dönmez, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Ertelemecilik kavramının anlamını açıklayarak konuşmasına başlayan Yrd. Doç. Dr. Melike Cömert, "Ertelemecilik her şeyi son ana bırakma, yumurta kapıya gelinceye kadar bekleme, birtakım başlangıçlardan kaçınma olarak tanımlanabilinir. Ertelemecilik bir sorundur. Başlamak bitirmenin yarısıdır, sona bırakılan işler verimi düşürür. Gelişme kaydedebilmek için erteleme sorununun aşılması gerekir. ODTÜ lisans öğrencileri arasında yapılan bir araştırmada, öğrencilerin %52'sinin ertelemeci bir tavır ortaya koyduğu gözlemlenmiştir. Yurt Dışında yapılan bir araştırmada, yetişkinlerin %15-20 oranındaki kesiminin yine ertelemeci tavırlar yansıttığı ortaya konulmuştur.'' değerlendirmesinde bulundu.

"Her geciktirdiğimiz şey erteleme midir?" sorusunu gündeme getiren Yrd. Doç. Dr. Cömert, cevaben şu değerlendirmeleri yaptı: "Geciktirdiğimiz davranışlarda sıkıntı, endişe, kaygı gibi duyuşsal bileşenler hissedildiğinde erteleme ortaya çıkar. Erteleme her zaman zararlı mıdır dersek okula bir yıl müddetli ara verme davranışımızın temelinde olgunlaşmayı sağlama amacı yer alıyorsa işlevsel ertelemeden söz edilebilir. Erteleme her zaman olumsuz değildir. Öfke, kin, kavga gibi durumlarda ertelenebilir. Tüm bunlarla birlikte kişisel bakımlar ertelenebilir. Pazartesi başlanacağı ifade edilen rejimler sürekli bir başka hafta başına sarkar, kütüphaneden alınan kitapların iadesi ertelenebilir, sigarayı bırakma ya da sağlık konusunda check-up yaptırma, fatura yatırma ertelenebilir. Merhametin dahi ertelenebildiği durumlar ya da sevinçlerin ertelendiği zamanlar da olabilmektedir. Ertelemenin sonuçlarına bakıldığında, kişide sıkıntı yaratıp yaratmadığı önem kazanır. Erteleme, kişide içsel ve dışsal sonuçlar yaratan ciddi bir sorundur. Başlangıçta keyiflidir ancak bir müddet sonra öfke, pişmanlık, hayal kırıklığı, suçluluk, ilişkilerde gerilim, zaman baskısına yol açabilir. Erteleme kısır döngü hâlinde de olabilir, çalışmaya başlayamayan birey, çalışma konusundaki azmin kendisine birden bire geleceğine dair bir inanç içindedir, derhal başlamam gerek ya da daha önce başlamalıydım gibi suçluluk duygusunu içeren düşüncelere sahip olabilir. Bunlarla birlikte her şeyi yapıyorum ya da hiçbir şey yapamıyorum, bende yolunda gitmeyen bir şeyler var, yapmak ya da yapamamak neticesinde erteleme kısır döngüsü, bir daha asla ertelemeyeceğim sözleri ile son bulur.''

 
Spam Traps