Ana Sayfa / Haber
Türk Siyasal Hayatında Atatürk'ün Yeri 1253 defa okundu    

İnönü Üniversitesi'nde 'Türk Siyasal Hayatında Atatürk'ün Yeri' konulu konferans verildi.

Hoca Ahmet Yesevi konferans salonunda yapılan, İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğretim üyesi Doç Dr. Hasan Buran'ın sunduğu konferansa Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik, rektör yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Türköz, fakülte dekanları, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.



Konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen Doç. Dr. Hasan Buran, "Mustafa Kemal Atatürk, üzerinde çok iyi düşünülmesi ve duygusallıktan arınarak bütün yönleri ile bilimsel olarak ortaya konması gereken bir kişiliktir. Atatürk'ün bütün yönleriyle bilimsel olarak ele alınması, şimdiki ve gelecek nesillerin onu anlamalarını kolaylaştıracaktır" dedi.

Türk Siyasal Hayatında Atatürk'ün çok önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Doç Dr. Hasan Buran, "Atatürk, başarılı bir askeri komutan, ülkenin bağımsızlığını kazanmasında rol sahibi, yeni devletin kurulmasında rolü olan, ilerlemeci, reformcu, esnek ideolog, uygulamacı, kişisel mal varlığını devlete bırakabilen bir liderdi.

Atatürk, Millî Mücadele'de millî birliği temin eden eşsiz bir lider, muharebe meydanlarında efsanevî bir kumandan, devlet kuran büyük siyaset adamı, milletin çehresini değiştiren kûdretli bir inkılâpçıdır. Bu özellikleriyle, insanlık tarihinin tanıdığı en büyük adamlardan biri olduğunda şüphe yoktur. Kahramanlık ve yüksek insanlık meziyetlerini en yüksek seviyede taşıdığında dünya tarihçileri ve fikir adamları tereddütsüz birleşmektedir. Tarihin büyük tanıdığı şahsiyetlerle mukayesesi yapıldığı zaman türlü bakımlardan bariz üstünlükleri göze çarpmaktadır.

Bir kere bütün bu dehalara üstün tarafı, hem fikir hem hareket adamı oluşudur. O, fikri ve hareketi kişiliğinde birleştirmiş bir lider idi. Fikir ve düşüncelerinin özü, her türlü dogmatik unsurdan sıyrılmış akılcı bir dünya görüşüdür. Memleket gerçeklerinden kaynaklanan, problemler karşısında aklın ve ilmin rehberliğini kabul eden bu gerçekçi görüş, gerek Türk Bağımsızlık Savaşı'nın gerekse onu izleyen Türk çağdaşlaşma hareketinin esasını oluşturmaktadır.

Giriştiği mücadelenin başından sonuna kadar Türk milletinin yüksek vasıflarına güvenmiş, kazanılan her türlü zaferin milletin eseri olduğunu söylemiştir. Bütün teşebbüslerinde millet sevgisine dayanmış, kudretli kişiliği ve gerçeği sezişe dayanan ikna kuvvetiyle kitleleri sürükleyebilecek bir lider olduğunu göstermiştir. Millî kurtuluşa bayrak olan fikirleri, görüşleri ve etkileri ülke sınırlarını aşmış, mazlum milletlerin bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinde manevî kuvvet olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Mustafa Kemal bilindiği gibi yalnız bir devlet kurucusu değildir, o, kurduğu devleti Türk milletinin tarihî ve sosyal şartlarının gerekli kıldığı geliştirici sağlam temellere oturtmayı da ön planda tutmuş olan bir inkılâpçıdır. Atatürk geçmişle gelecek arasında, değiştirilmesi gerekenle, değişen düzen arasındaki geçişi başarıyla temsil edebilmiştir" şeklinde konuştu.

 
Spam Traps