Ana Sayfa / Haber
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı 868 defa okundu    

İnönü Üniversitesi'nde "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi" konulu konferans düzenlendi.

Hoca Ahmet Yesevi konferans salonunda düzenlenen konferansta Prof. Dr. Yaşar Bayındır ve Doç. Dr. Ali Özer konuştu.

"Kırım Kongo Kanamalı Ateşi" hastalığının tarihsel süreci ile ilgili bilgiler vererek konuşmasına başlayan Doç. Dr. Ali Özer hastalığın, 2002 yılından itibaren ülkemizde görüldüğünü ancak birçok ülkeye göre vaka sayısı olarak çok az seyrettiğini ifade etti. Genel olarak insan ve çiftlik hayvanlarında bulunan hastalığın kuşlarla farklı bölgelere taşındığına kanaat getirdiklerini belirten Doç. Dr. Özer, tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçiler, kasaplar, mezbahane çalışanları, veteriner hekimler, askerler, kamp yapanlar, laboratuvar ve enfekte hastalarla temas halinde olan çalışanlar ile hasta yakınlarının risk grubu içerisinde bulunduklarını söyledi. Doç. Dr. Özer, ülke genelinde bu yıl 3 vakanın yaşandığını, bunun için paniklemeye gerek olmadığını ancak, tedbirli olmayı elden bırakmamalıyız, dedi.

"Kırım Kongo Kanamalı Ateşi" hastalığının farkına varılması, bulaşma ve tedavi yöntemleri ile ilgi konuşan Prof. Dr. Yaşar Bayındır, halk arasında "kene tutulması" şeklinde isimlendirilen hastalığın mağduru olan kişilere özenle yaklaşılması ve tedbirlerin bilinçli bir şekilde alınmasını önerdi.

Tükürük salgısında "lokal anestezik" olduğu için insan vücuduna yapışan keneyi fark etmek zor olmaktadır diyen Prof. Dr. Bayındır, fark edildiği takdirde ise kenenin çıplak elle tutulması yada ezilmesi, kanayan bölgeye temas sağlanmasının bulaşıcı ve tehlikeli olduğunu vurgulayarak dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Kene mağduru bir hastanın kene ısırığından sonra 10 gün içerisinde ateş, üşüme, titreme, yorgunluk hali, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi belirtiler gösterebileceğini belirten Prof. Dr. Bayındır, bu durum karşısında zaman geçirilmeden en yakın sağlık merkezine başvurulması gerektiği uyarısında bulundu.

 
Spam Traps