Ana Sayfa / Haber
Küresel Sorunlar ve Din 832 defa okundu    

İnönü Üniversitesinde "Küresel Sorunlar ve Din" konulu konferans düzenlendi.

 

Hoca Ahmet Yesevi salonunda düzenlenen ve İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şinasi Gündüz'ün sunduğu konferansa, Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik, İl Müftüsü H. Yusuf Gül, rektör yardımcıları, fakülte dekanları, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.


 

Konuşmasına küreselleşme kavramı ve getirdiği sorunları açıklayarak başlayan Prof. Dr. Şinasi Gündüz şunları söyledi: "İçinde yaşadığımız dünyada çok farklı sorunlarla insanlık olarak baş etmeye çalışıyoruz. Bunlar, özellikle yakın çevremizde cereyan eden siyasal ve sosyal hadiseler ve ürettiği kaos durumu, çatışma, işgaller, savaşlar, bir takım toplumsal hareketler ve bunların yol açtığı çeşitli sorunlar , fırsat eşitsizliğine dayalı problemler, ahlaki sorunlar, inanç zaafları, ırkçılık gibi hepimizi meşgul eden meseleler olarak dikkati çekmektedir.

Dünyada vuku bulan bu sorunlar lokal gibi görünse de etkisini küresel anlamda hepimizi içerisine alacak şekilde bağladığını biliyoruz. Dünyanın farklı yerlerinde yaşanan ekonomik krizin ülkemizde de nasıl cereyan ettiğini yakinen görmekteyiz. Kuşkusuz bunun en önemli nedeni dünyanın,küreselleşen bir dünya haline gelmesi ve bir sosyoloğun ifadesiyle, adeta küçük bir köyü andırmasıdır. Başka bir sosyologda küreselleşmeyi dünyanın her anlamda daralması olarak tanımlamaktadır."

 

Küreselleşme sorunları ve bu sorunları besleyen nedenler olarak; ulusal politikalar, tutuculuk ve muhafazakârlık, elde edilen gücün kaybedilme endişesi, yabancı düşmanlığı, ırkçılık, yaşanan ekonomik sorunlar, farklılıklara yönelik çeşitli teolojik anlayışları örneklendirerek ifade eden Prof. Dr. Gündüz, bu bağlamda İslam dünyasında yaşanan sorunlar ve farklılıkların bir arada yaşamasına dair İslami yaklaşımlardan da  bahsetti.

 

İslam Tarihinde özellikle Osmanlıda yüzyıllarca sürdürülmüş olan ve bir arada barış içerisinde yaşama ruhunu vurgulayan, İslam tarihindeki çok kültürlülük ve Osmanlının çok kültürlü toplumsal yapısını tarihsel örneklerle ifade eden Prof. Dr. Gündüz, "bizim kendimize özgü bir arada yaşayabilme tecrübemiz üç temel değere dayanmaktadır.

Bunlardan bir tanesi farkındalık bilincidir. Bu dünyada sadece bizler yaşamıyoruz. Çok farklı inanç ve kültürlere sahip insanlar ve toplumlar bulunmaktadır. Bunların farkında olarak yaşamalıyız. İkincisi, farklı görülen bu unsurlara yönelik bir anlama ve tanımanın esas olduğunu görmemiz gerekmektedir. İslam tecrübesinin öngördüğü anlama ve tanıma çabası, oryantalist tanımlamadan farklıdır.            

Üçüncü olarak da ortak aklın üretimine yönelik medeniyet inşasıdır. Farklılıkların medeniyet inşasında temel bir zenginlik olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Biz bunlara dayalı bir söylem geliştirdiğimiz zaman bu çerçevede modern dünyaya, sadece Müslümanlara değil, tüm insanlığa sunacağımız çok şeyimiz olur" dedi.

 
Spam Traps