Ana Sayfa / Haber
Yükselen Bir Değer Olarak, Hangi İslam? 1051 defa okundu    

İnönü Üniversitesi'nde "Yükselen Bir Değer Olarak, Hangi İslam?" konulu konferans düzenlendi.

Hoca Ahmet Yesevi Salonunda düzenlenen, konuşmacı olarak Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç'ın sunduğu konferansı Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İlhan İçen, Prof. Dr. İsmail Özdemir, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Karagöz, fakülte dekanları, akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı.



Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, Anadolu şehirlerinin birer arifler yatağı olduğunu, bu şehirlerde yetişen ya da bir süre yaşayan tasavvuf ehli âlimlerin İslam'ın hoşgörülü ve insanı merkeze alan anlayışının en güzel örneklerini verdiğini belirterek, "Malatya böyledir, Konya böyledir.  Selçuklu döneminde İslam'ın en önemli yorumları bu şehirlerde yapıldı. Gelenekler bu şehirlerde oluştu. Bir Malatya geleneği bu bakımdan çok önemlidir. Malatya İslam'ı diyebileceğimiz İslam'ın saf ve hoşgörülü yorumu, korunmalı, hatta diğer coğrafyalara ihraç etmek anlamında değil ama model olması bakımından korunma altına alınmalıdır" diye konuştu. 
  
Dünyada son yıllarda 'Hangi İslam?' sorusunun ve bu soruyla bağlantılı olarak İslam'ın muhtelif yorumlarının tartışılmasının yükselen bir eğilim olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, şöyle konuştu: "İslam'ın, Kur'an ve sünnet ruhuna en bağlı yorumları, tefsirleri Anadolu ariflerinin yorumlarıdır. İslam'ı en güzel yaşayan ve en güzel anlatan Anadolu'nun arifleridir. Bu bakımdan Malatya arifler yatağıdır. Şeyhül Ekber Muhyiddin İbni Arabi 10 yıl Eski Malatya'da yani Battalgazi'de yaşadı. Endülüs'ten kalkıp gelip en önemli eserlerinden birini Malatya'da yazdı. Tasavvufun zirve isimlerinden Sadreddin Konevi'yi Malatya'da yetiştirdi. Bu mutasavvıfların, ariflerin ürettiği ruh iklimi Osmanlı'nın cihan hâkimiyetine düşünsel temel oluşturdu. Bu bakımdan İslam'ın Malatya yorumu korunmalı. Çünkü genetiği ile oynanan domates tohumu gibi İslam'ın genetiği ile oynanıyor. Saf, Kur'an'ın, sünnetin ruhuna en bağlı İslam anlayışı, yorumu Malatya'nın ariflerinin yorumudur. Konya ariflerinin yorumudur. Mevlana derken kimi kesimler 'Yol geçen hanına dönmüş bir İslam' anlayışı olduğunu zannediyor ve eleştiriyor. Hiç endişelenmesinler, Mevlana'nın adı Celaleddin'dir. Kadife eldiven içinde demir yumruktur bu arifler, bu şahsiyetler. İslam'ın sulandırılmasına asla izin vermezler' 
 
Özellikle Amerika'daki saldırılardan sonra, başta genç kuşaklar olmak üzere İslam dünyasının çeşitli kesimlerinde İslam'ın farklı yorumlarına yönelik bir eğilim oluştuğunu ifade eden Prof. Dr. Kılıç, "Oysa, bizim böyle bir örneğe ihtiyacımız yok. Bu örnekler İslam'ın tertemiz imajının kirlenmesine hizmet ediyor. İslam'ın farklı yorumları olabilir. Bu normaldir. Farklı mezhepler olabilir. Mezhepler arasında hoşgörüye dayanan ilişkiler olmalıdır. Bugün gelirken uçakta gazetede okudum. Afganistan'da Muharrem Ayı nedeniyle bir törene giden çoluk-çocuk-kadın 60 kişi bir canlı bombanın saldırısı ile katlediliyor. Neden? Çünkü farklı mezhepten öldürülenler. İslam'ın tertemiz imajını kirletmek isteyen güçler milyonlarca dolar harcasalar İslam'a bu kadar zarar veremezler. İslam'a insan öldürerek hizmet edilmez. Öldürerek bir yere varamazsınız. Muhyiddin İbni Arabi'nin, Sadreddin Konevi'nin, İbrahim Hakkı Erzurumi'nin, Niyazi Mısri'nin olduğu bir manevi iklimde başka yorumları reddetmeyelim ama o yorumları aşan bir zenginliğe sahip olduğumuzun farkında olalım ve sahip çıkalım" diye konuştu.

 
Spam Traps