Ana Sayfa / Haber
2011-2012 Akademik Yılı Açılış Töreni 705 defa okundu    

Düzenlenen bir törenle İnönü Üniversitesi 2011-2012 Akademik Yılı açılışı yapıldı.

Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde yapılan, Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başlayan törene, Malatya Vali Yardımcısı Murat Çağrı Erdinç, Malatya Milletvekilleri M.Mücahit Fındıklı, Öznur Çalık ve Cemal Akın,  2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Tamer Büyükkantarcıoğlu, Malatya Belediye Başkan Vekili Ertan Mumcu, Cumhuriyet Başsavcısı Muzaffer Sayın,  Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik, Baro Başkanı Eyüp Kutlubay,  Malatya Polis MYO Müdürü İbrahim Azcan, Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya, İl Genel Meclisi Başkanı Naci Şavata, TSO Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

37. yaşına girecek olan Üniversitemizin 2011-2012 Akademik Yılı açılış törenine hoş geldiniz diyerek konuşmasına başlayan Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik, "Bugün itibariyle İnönü Üniversitesi, lisansüstü eğitim veren 4 enstitü, 13 fakülte, 3 yüksekokul, 1 devlet konservatuvarı, 12 meslek yüksekokulu, 18 araştırma ve uygulama merkezi, 621 öğretim üyesi olmak üzere toplam 1272 öğretim elemanı ve 27.000'e yaklaşan öğrenci sayısı ile ülkemizin gelişmiş üniversiteleri arasında yer almaktadır.

Üniversitemizin yaklaşık 5000 çalışanı, ilaveten her gün 4-5 bin hasta ve hasta yakınının Tıp Merkezimize geldiği de göz önüne alındığında, günlük insan yoğunluğu öğrencilerle birlikte 40 binlere yaklaşmaktadır. 400 bin nüfusa sahip olan şehrimizde, Üniversite yerleşkesi, neredeyse her 10 kişiden birinin yaşam alanını oluşturmaktadır.

Bir üniversitenin asli görevlerini öncelemesinin yanında, toplumu ile barışık olmasının da üniversiteye ve üniversitenin bulunduğu şehre neler kazandırdığına, son 3 yılda hepimiz şahit olduk. Üniversitemiz, bu dönemde doğal gelişiminin ötesinde bilinçli bir atılım süreci yaşamıştır. Bu kapsamda Üniversitemiz, 6 yeni fakülte, 2 yüksekokul, 2 meslek yüksekokulu, 2 enstitü, 7 araştırma merkezi, 270 öğretim üyesi ve yaklaşık 10.000 yeni öğrenciye sahip olmuştur. Bu kazanımlar sadece sayısal anlamda artış mahiyetinde olmayıp, nitelik olarak da üniversitemize değer katmıştır.

Elbette iyi bir üniversite olmanın, çağın ihtiyaçlarına cevap vermenin belli şartları vardır. Biz, İnönü Üniversitesi olarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek bu şartları tespit etmiş durumdayız. Tespiti teşhise, onu da tedaviye dönüştürmenin reçetelerini yazmak için çalışıyoruz.

Elbette, başarı, özellikle günümüz şartlarında tek başına çalışarak sağlanamaz; ekip ruhuyla çalışmanın yarattığı sinerji umulanın çok ötesinde zaferler vaat ediyor. Biz de bütün bu başarıları meslektaşlarım, siz değerli öğretim üyelerimiz, idari personelimizin özverileriyle elde ettik. Sadece bu da değil, şehrimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın,  belediyemizin katkıları olmasa başarılarımız sönük olacaktı.

Sevgili öğrenciler,

Üniversitemizi kazanarak yeni bir hayata başladınız. Büyük şehirlerde okuyan öğrencilerin hayal bile edemediği bir kampüse ve sosyal alanlara sahipsiniz. Bu yıl öğrenci kulüplerimize daha fazla kaynak ayıracağız. Mutlaka bir kulübe üye olup, gerek spor gerekse kültürel açıdan kendinizi geliştiriniz. Sizlere sunulan fırsatları değerlendiriniz.

Unutmamalısınız ki, daha yolun başındasınız. Asıl telaş, asıl koşu şimdi başlıyor ve unutmayın ki, hedefe ulaşanlar, her zaman daha çok çalışanlar olmuştur. En büyük rehberiniz, çalışmanın bizatihi kendisi olduktan sonra, üstesinden gelemeyeceğiniz engel yoktur.

Türkiye'miz, özellikle son yıllardaki çabalarıyla hemen her alanda bölgesinin ve dünyanın gıpta edilen ülkesine dönüştü. Ülkemiz, Orta Doğu gibi bir coğrafyada bulunmanın neredeyse bütün risklerini potansiyel enerjiye dönüştürerek sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel ve bilimsel alanlarda öncü bir rol üstlendi, üstleniyor. Üniversitelerimizin de bu gelişmelere kayıtsız kalmaması gerekiyor. Üniversitelerimiz, kısa sürede çağın ruhuna adapte olup, bir üniversite için gerekli altyapı ve üstyapıya özgü eksiklerini tamamlayarak çağdaş dünyanın öncü üniversiteleri arasında yer almalıdır.

Elbette iyi bir üniversite olmanın, çağın ihtiyaçlarına cevap vermenin belli şartları vardır. Biz, İnönü Üniversitesi olarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek bu şartları tespit etmiş durumdayız. Tespiti teşhise, onu da tedaviye dönüştürmenin reçetelerini yazmak için çalışıyoruz" dedi.

Son yıllarda ileriye yönelik başarılı adımlar atan bir üniversitenin çatısı altında böyle bir konuşma yapmanın heyecanını yaşadığını belirten Malatya Milletvekili, TBMM Bilim-Teknoloji ve Sanayi Komisyonu Başkanı M. Mücahit Fındıklı, "Malatya'nın; büyümesinde, etrafına ışık saçmasında, zengin kültürünü daha da büyütmesinde sanayileşmesinde ve her şeyden önemlisi global bir şehir olmasında üniversitemizin büyük bir katkısı olduğuna inananlardan biriyim.

Özellikle değerli Rektörümüz Prof. Dr. Cemil Çelik'in üniversitemizi daha ileriye götürme noktasında sarf ettiği çabalardan dolayı kendisini kutluyorum. İşte bu nedenle üniversitemizin büyümesi adına atılan her adıma desteğimizi sonuna kadar sürdürmeye devam edeceğimizi bir kez daha yinelemek istiyorum" dedi. 

Malatya Milletvekili, TBMM Bilim-Teknoloji ve Sanayi Komisyonu Başkanı M. Mücahit Fındıklı'nın konuşmasından sonra 2011 Yılı Bilim Teşvik Ödülü ve 2011 Yılı Hizmet Başarı Belgesi alan akademisyenlere ödül ve belgeleri verildi.   

2011-2012 Akademik Yılı açılış dersi için üniversitemize davet edilen Gazeteci- Yazar Taha Akyol: "Zihnimizin içerisindeki ön yargıları bilgi zannediyoruz. Bu bize belli bir tatmin duygusu verdiği için yeni bilgilere ihtiyacımız olduğu konusunda zihnimizde bir araştırma merakı uyanmıyor. Ancak lise ve üniversitede sınıf geçmek için önümüze konulan kitapları okuyup ezberleyerek zihnimizin içerisine yerleştirmek suretiyle sınıfı geçiyoruz. Ondan sonra toplumsal bir hadise olan herhangi bir olayla karşılaştığımızda bunun nedenini, ne için olduğunu araştırmadan hemen zihnimizin içindeki ön yargıları yapıştırmak suretiyle bildiğimizi zannediyoruz.

Değerli gençler, özellikle üniversiteye yeni başlayan kardeşlerim; siz ve bilim yolundaki en büyük engelimizi belirtmek istiyorum. Bir şeye baktığımızda, gözümüzü çevirdiğimiz o problemi, o olguyu, o laboratuar ya da o sosyal veya siyasal hadiseyi görmekten ziyade, zihnimizin içindeki ön yargıyı görmek o konuyu öğrendiğimizi zannetmektir. Bu konuda sizlere bir örnek vermek istiyorum. Ay tutulması. Büyük şairimiz M. Akif Ersoy, Safahat'ında 'Süleymaniye Kürsüsü' adlı şiirinin bir bölümünde, Özbekistan'da ay tutulması karşısında yapılanları anlatır. Orada ay tutulması şeytanın Ay'ı yakalaması olayıdır. Şeytanı korkutup Ay'ı kurtarmak için def çalmak, bağırmak, havaya silah sıkmak gibi bir takım gürültülü eylemlerde bulunmak gerekmektedir. Bunu Milli Şairimiz M. Akif Ersoy "Cehaletin bu kadarı da ayıptır. Ay tutuldu mu dövelim şeytanı kalkın diyerek, gündelik çalmada kadın, kız, erkek…" mısralarıyla anlatıyor. Ay tutulması nedir? Neden tutulur? Nasıl olur, diye sorgulamak yerine hemen zihnimizdeki 'Ay'ı şeytan yakaladı, şeytanı korkutup kovalım' gibi bir etiketi yapıştırmaktır. Onun için dedim ki, bilimsel düşüncede önümüzdeki en büyük engel, baktığımız şeyde zihnimizin içerisindekini görmektir. Hâlbuki bilimsel düşüncenin temeli zihnimizin dışındaki olgulara ulaşmak ve onları anlamaya çalışmaktır" dedi.

16.yy'da yapılan birçok çalışmanın pozitivizme dayandırıldığını, bilimsel çalışmaların deney, gözlem ve matematiksel sonuçlarla açıklanabileceğini savunan dönemin bilim adamlarından söz eden Gazeteci-Yazar Taha Akyol, "bilim metotlarının ne olduğunu deney, gözlem ve matematikle ifade edebilmek, bilimi kavramamız bakımından gereklidir, ancak, bu metotların başka alanlarda geçerli olmadığını bilmek de sanatın, duygunun, farklılığın, demokratik, eleştirel düşüncenin gelişmesi için zaruridir" dedi.

İçerisinde bulunduğumuz yüzyılın ekonomik ve bilimsel gelişimine değinen Gazeteci Yazar Taha Akyol, "yeni bir dönem içerisine giriyoruz. UNESCO her kasım ayında dünya bilim raporunu yayınlıyor. UNESCO, dünyadaki bilim trendinin artık Avrupa'dan Asya'ya döndüğünü, Asya'nın yükselmeye başladığını ifade etmektedir. Ekonomik hayatın yanı sıra bilimsel gelişme konusunda artık Asya'da yükseliyor. Bu Batı'nın çökmesi değildir. Batı çökmemekle birlikte Asya'nın yükselmesi, daha eşitlikçi bir dünyaya doğru gittiğimizin göstergesidir.  

Üniversite-sanayi işbirliği konusunda İnönü Üniversitesi'nin önemli gelişmeler kaydettiğini belirten Gazeteci-Yazar Taha Akyol, Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik'in "öğrencilere artık modası geçmiş bilgileri aktarmak yerine, ihtiyaç olarak ortaya çıkan yeni bilgileri aktarmak gerekir" cümlesini hatırlattı. Bu yönde yetişen öğrencilerin hem iş bulmalarının kolay olacağını hem de ülkenin ekonomik, siyasal ve sosyal gelişimine katkı sunacaklarını söyledi.

 
Spam Traps