Ana Sayfa / Haber
Prof. Dr. Şişman: Öğretmenlik Her Şeyden Önce Bir Sanattır 932 defa okundu    



İnönü Üniversitesi Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk Anıtına çelenk sunulmasıyla başlanan Öğretmenler Günü kutlama programına Doç. Dr. Hasan Arapgirlioğlu'nun yönettiği İnönü Üniversitesi Gençlik Korosu tarafından seslendirilen müzik dinletisi ve ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Şişman'ın sunduğu "Eğitimde Değerler Krizi ve Öğretmenlik" konulu konferans ile devam edildi.
 

Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezindeki programa Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik, rektör yardımcıları, fakülte dekanları, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.



Öğretmenler gününü kutlayarak konferansına başlayan Prof. Dr. Mehmet Şişman, öğretmenliğin bir meslek olmanın ötesinde bir sanat olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:  "Eğitimin ne olduğuyla ilgili tek bir tanım vermek mümkün değildir. Şüphesiz çok farklı eğitim felsefeleri tarafından farklı eğitim tanımları yapılmaktadır. Ancak Aristo'dan beri geleneksel anlamda eğitim denildiğinde, erdemli insan yetiştirme sürecinin anlaşıldığını biliyoruz. Bizim kültürümüzde bu kâmil insan, olgun insan yetiştirmek olarak ifade edilir. Çevremizde, toplumumuzda, okullarımızda nelerin olduğuna ve nelerden yakındığımıza baktığımızda, sahip olduğumuz değerlerimizin her geçen gün yok olma eğiliminde olduğuna şahit oluyoruz. Buna karşın yakındığımız bir takım problemler bulunmaktadır. Eğitim denince artık aklımıza bazı sınavlardan elde edilen sınav sonuçları gelmektedir. Oysa esas problem bu değil. Eğitim ile ilgili önceleyeceğimiz daha temel konular bulunmaktadır. Konuyla ilgili bazı istatistikleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Okula gelen öğrencilerin %51'i parçalanmış ailelerden geliyor. Öğretmenlerin de yaklaşık % 40'ı benzer özellikleri taşıyor. Parçalanmış aileler. Toplum olarak nereye gidiyoruz? Bir düşünmemiz gerekiyor."

Eğitimde kavram ve anlam krizi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mehmet Şişman şöyle konuştu: "Talim ve terbiye diye bir kurum vardı. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir kurumdu. Bunun Türkçe karşılığı eğitim-öğretim kurumudur. Eğitim-öğretim sözcükleri bizde 1950'lerde kullanılmaya başlanılmıştır. Atatürk'ün hiçbir konuşmasında ben eğitim-öğretim sözcüğüne rastlamadım. Talim, terbiye, muallim demiştir. Belki bu kelimeler Arapçadan ödünç alınmış kelimeler ama bunların bizim kültürümüzde farklı ifade ettiği anlamlar vardır. Eğitim, geleneksel anlamda bireylerin ortak değerler etrafında, ortak bir kültür çevresinde bütünleşmesini sağlamaya dönük bir girişimdir. Dünyada ve ülkemizde eğitim giderek bir sosyal kurum olmaktan çıkıyor, bir sektör olarak gelişiyor. Yani eğitim alınıp satılan bir meta, piyasası olan, bedeli olan ve bunu talep edenlerin belirli bir ücret ödeyerek buna katlanmaları gereken bir şey olarak algılanmaya başlandı. Eğitim sisteminde, sosyal bir kurum olarak eğitim anlayışıyla, bir sektör olarak eğitim anlayışının ikilem olarak karşımıza çıktığını görüyoruz. Tabi bu süreçte öğretmende söz konusu sektörün bir temsilcisi olarak, bir meslek elemanı olarak görevini belli bir ücret mukabilinde yapan bir mekanizma olarak algılanmaya başlanmıştır."

Değer eğitimi ve sürdürülebilir eğitim konusuna da değinen Prof. Dr. Mehmet Şişman, " Değerler insanlığın evrensel sorunlarından birisidir. Felsefenin temel tartışma alanlarından olmuştur. İnsan, değer üreten ve hayatını da üretmiş olduğu bu değerlere göre düzenleyen bir varlıktır. Değerler olmaksızın bir yaşam bir toplum düşünülemez. Her toplumun, her bireyin bir takım değerleri olmak zorundadır.

Günümüzde yaşanan temel sorun geleneksel, modern ve postmodern olarak ifade edilen, toplumların dayanmış olduğu değerler arasında yer almaktadır. Tabi Türkiye geleneksel toplum olmaktan modern toplum olmaya doğru yol almaktadır. Modern toplumlarda yaşanan insani ve sosyal problemlerin çoğu, anlam ve değerlerle ilgilidir. Eğitimin ve okulun asli işlevi, erdemli insan yetiştirme, erdemli toplum inşa etmedir. Okulun anlam dünyasını yeniden inşa etmek, "öğrenci merkezli eğitim" den "insan merkezli bir eğitim" e geçmek temel amaç olmalıdır. Eğitim sisteminden beklenen, çok bilen insanlardan çok, iyi karakterli ve erdemli insanlar yetiştirmektir" şeklinde konuştu.

 
Spam Traps