Ana Sayfa / Haber
İ.Ü-Türk Alman Sağlık Vakfı(TASV) İşbirliği Kapsamında Böbrek Nakli Çalışmaları Başladı 1376 defa okundu    


 

İnönü Üniversitesi ile Merkezi Almanya'da bulunan Türk Alman Sağlık Vakfı  (TASV) arasında tıp alanında kararlaştırılan işbirliği çerçevesinde, Prof.Dr. Hülya Taşkapan (İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı,Nefroloji Bilim Dalı Başkanı), Doç.Dr. Bülent Ünal ve Yrd.Doç.Dr.Turgut Pişgin ,Justus Liebig Üniversitesi (Giessen, Almanya)  Nefroloji ve Genel Cerrahi Bölümlerinde, üç haftalık bir süre böbrek nakli alanında gözlemlerde bulundular.

Prof. Dr. Hülya Taşkapan, Giessen Justus Liebig Üniversitesindeki çalışmalarıyla ilgili olarak şu bilgileri verdi: "Giessen'de bulunduğumuz süre içinde TASV Başkanı Dr. Yaşar Bilgin ve 2. Başkan Dr. Klaus Sinterhauff ve ekiplerinin bize karşı gösterdiği yakın ilgiden çok memnun olduk.

Justus Liebig Üniversitesi Nefroloji Bilim Dalı ve Genel Cerrahi Anabilim Dalındaki  profesör ve doktor arkadaşlarımız bize çok yakın ilgi gösterdiler ve Üniversitemizi en kısa zaman içinde ziyaret etme ve ortak bilimsel toplantılar düzenleme sözü verdiler. Justus Liebig Üniversitesi ile Üniversitemiz arasındaki bu işbirliğinin ilerleyen günlerde özellikle öğrencilerimiz, araştırma görevlilerimiz ve genç öğretim üyelerimizin eğitimleri için de yeni fırsatlar yaratacağını düşünüyoruz.

Görev yapmayacak kadar hasta ve hatta bedene zararlı hale gelen bir organın, bir sağlamı ile değiştirilmesi işlemine "Organ Nakli" veya "Organ Transplantasyonu" denilmektedir. Bugün ülkemizde böbrek nakli bekleyen 40.000 den fazla diyaliz hastası vardır ve ne yazık ki çoğu genç ve orta yaşlarda hastalardır. Yaşamlarını makinelere düzenli aralıklarla (haftada 3 kez ve her seferinde 4 saat) bağlanarak sürdürebilmektedirler. Başarılı böbrek nakli yapılmış hastaların beklenen yaşam süresi diyaliz hastalarından daha fazladır. Maalesef, birçok hasta bağışlanmış bir böbreği beklerken ölmektedir. Bağışlanmış bir organ aslında bir yaşamın armağan edilmesidir.  Organ nakli ile yaşam süresi uzamakta, yaşam kalitesi artmakta, diyaliz gibi tedavilere göre tedavi maliyeti de düşmektedir. Organ naklini ve organ bağışını artırmak ülkemiz için hem sağlık yönünden, hem de ekonomik yönden çok önemlidir. Ayrıca hastaların iş gücü kaybını da kazanca dönüştürmektedir.

Justus Liebig Üniversitesinde bulunduğumuz süre içinde Avrupa'da kadavradan organ bağışının yüzde 30'larda olduğunu gördük. Maalesef bu oran ülkemizde yüzde 5'in altındadır. Dünya çapında nakil merkezleri ve donanımlı organ nakli ekiplerine sahip olduğumuz halde, kadavra verici sayısı ve kadavradan yapılan organ nakli sayısı bakımından gelişmiş ülkelerin hayli gerisindeyiz. Fedakarca yakınlarının organlarını bağışlayarak nice hayatların kurtarılmasına vesile olan ailelere teşekkür ediyoruz."

 

 
Spam Traps