Ana Sayfa / Haber
İnönü Üniversitesi 2010-2011 Akademik Yılı Açılış Töreni Yapıldı 3804 defa okundu    

         İnönü üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşen açılış törenine Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, Vali Doç. Dr. Ulvi Saran, Garnizon Komutanı ve 2. Ordu Kurmay Başkanı Tümg. A. Tamer Büyükkantarcıoğlu, Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Cumhuriyet Başsavcısı A. Ceyhun Ceylan, Malatya Milletvekillerinden Mücahit fındıklı, Mevlüt Aslanoğlu, Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feyzi Bingöl, Koç üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, RTÜK Üst Kurul Üyesi Prof. Dr. H. Tahsin Fendoğlu, rektör yardımcıları, fakülte dekanları, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
 


       2010-2011 Akademik Yılı Açılış Töreni Atatürk anıtına çelenk konulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ve İnönü Üniversitesi Gençlik Orkestrası ve Korosu tarafından sunulan müzik dinletisi ile başladı.



         Üniversitelerin bilim ve teknoloji üretimindeki önemini vurgulayarak konuşmasına başlayan Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik şunları söyledi: "Günümüzde üniversiteler bilim ve teknoloji üretiminde motor güç konumundadır. Üniversitelerimizde bu anlamda bir değişim ve dönüşüm süreci başlamıştır. İnönü Üniversitesi olarak bu yenilenme ve dönüşüm için en çok çaba gösteren üniversiteler arasında olduğumuzu da sözlerimin başında vurgulamak istiyorum."

        İnönü Üniversitesi'ndeki bilimsel ve fiziksel gelişmeler ile ilgili bilgiler veren Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik konuşmasını şöyle sürdürdü: "Üniversitemizin asli fonksiyonlarına yönelmesinden doğan enerjimiz ile son 2 yılda fakülte sayımız 8'den 13 e, yüksekokul sayımız 1'den 4 e, meslek yüksekokulu sayımız 9'dan 10'a çıktı. Enstitü sayımız ise 3 iken 4 oldu. Öğretim üyesi sayımız % 41, öğrenci sayımız ise yaklaşık % 40 oranında arttı. Bu yıl Diş Hekimliği ve Hukuk Fakültelerimiz ile Konservatuar ve Adalet Meslek Yüksek Okulumuz öğrenci alarak eğitime başladı.
         Eğitim Fakültemizde Özel Eğitim, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültemiz bünyesinde Peyzaj Mimarlığı, Fen Edebiyat Fakültesi'nde, Batı Dilleri ve Edebiyatı ve Felsefe Bölümü ve daha birçok bilim alanında da 2. öğretim programları açıldı. Ayrıca Meslek Yüksekokullarımızın bünyesinde de birçok yeni program açtık. 35 yıllık üniversitemiz ilk kez bu yıl 10 farklı ülkeden 44 yabancı uyruklu öğrenciyi de bünyesine katmış bulunuyor. 2009 yılında kurulan Engelli Çocuklar Merkezimiz, Üstün Yetenekli Çocuklar Merkezimiz, bu merkez kapsamında kurulan Çocuk Üniversitemiz ve Sürekli Eğitim Merkezimiz hizmet vermeye başladı. Ayrıca Uzaktan Eğitim Merkezi de 2 yıldır sağlık alanı başta olmak üzere elektronik üniversite kapsamında hizmet veriyor.
         Sadece sayısal artışların yeterli olmadığını, nitelik olarak da düzey kazanmanın çok önemli olduğunun farkındayız. Farkında olmakla da kalmayıp "her alanda kalite" anlayışımızın örneklerini de vermeye başlamış bulunuyoruz.
          Dünyadaki tüm bilimsel ve teknolojik gelişmeler, insan hayatını kolaylaştırmaya ve kalitesini artırmaya yönelik olduğunda anlam kazanmaktadır. Hiçbir kurum içinde yaşadığı toplumun gerçeklerinden kopuk olamaz. Bu gerçekten hareket eden İnönü Üniversitesi içinde yaşadığı toplum ile arasındaki köprülerin inşasına sosyal ve kültürel faaliyetler ile başlamış; bir fakülte, bir ilköğretim okulu, 4 meslek yüksekokulu ve hasta yakınları konukevi inşaatları ile devam etmektedir. Diş Hekimliği ek binası, Hukuk Fakültesi binası, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ve 4 meslek yüksekokulunun inşaatları ise değişik aşamalarda olup, Kale Sosyal tesislerimizin inşaatına ise en kısa zamanda başlayacağız. Bu inşaatlar tamamlandığında son 3 yılda İnönü Üniversitesi olarak kazanacağımız kapalı alan, 33 yıllık üniversitemizin sahip olduğu kapalı alanın %34'ü kadar olacaktır.

        Sağlık alanındaki en önemli yatırımımız olan Turgut Özal Tıp Merkezimiz sadece ülkemizde değil, içinde bulunduğumuz bölge ülkelerinde ve hatta dünyada tanınmış bir merkez olma yolunda ilerliyor. Yabancı uyruklu birçok tıp mensubu, merkezimizden eğitim almaya başladı ve bize hasta gönderiyorlar. Dünyaca tanınan bir Karaciğer Nakli Enstitüsü kurma çabalarımız devam ediyor. Son iki yılda, kemik iliği nakli, yanık ünitesi, inme merkezi, geliştirilmiş yeni doğan merkezi, prematüre yoğun bakım servislerine kavuştuk. Bölgemizin sağlık alanında ihtiyaçlarını karşılama ve hizmet verme konusunda bir hayli iyi konuma geldiğimiz açıktır.

          İnönü Üniversitesi yakalamış olduğu huzur ve güven ortamı sayesinde geleceği planlama şansına sahip bir kurum olarak açılışı yeni tamamlanmış olan İletişim, Ziraat ve Su ürünleri Fakültelerimizi de önümüzdeki sene öğrenci alacak konuma getirilecektir. Ayrıca önümüzdeki yıl Edebiyat ve Sağlık Bilimleri Fakültelerimiz de Üniversitemizin yeni fakülteleri arasında yerini alması için çabalarımız devam etmektedir. Aynı büyüklükteki şehirlerimiz için (Konya, Kayseri, Erzurum) yeni üniversiteleşme gayretlerini dikkate aldığımızda Malatya'mızın da yakın gelecekte 2. bir devlet üniversitesi ihtiyacı olacağını dikkatlerinize sunmak istiyorum.

        Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, ismini iftiharla taşıdığımız 2. Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü ve bize devasa bir tıp merkezini armağan eden 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ı rahmetle anıyor, onların bize bıraktığı tüm emanetlerin savunucusu olduğumuzdan kimsenin şüphesinin olmaması gerektiğini belirtirken, Üniversitemizin bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve hepinizi saygılarımla selamlıyorum."

        Üniversitelerin asli görevlerinin nitelikli bilim adamı yetiştirmek olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Ahmet Çakır, "çağımız bilgi çağıdır, üniversiteler bunun ana damarıdır. Bilimsel kriterleri ne kadar dikkate alırsak o kadar ilerleriz. Üniversitelerin gelişmesi ülkemizdeki her sektörü etkiler. İnönü Üniversitesi'ndeki her gelişim şehrimizin de gelişimini etkileyebilecek en önemli unsurdur. Belediye olarak, halkıyla bütünleşen bir üniversite hüviyetine bürünmüş olan İnönü Üniversitesinin her zaman yanındayız" dedi.

          Vali Doç. Dr. Ulvi Saran ise şöyle konuştu: "Üniversiteler antik dönemlerde fikir ve görüşlerin her hangi bir baskı ve dayatma olmaksızın serbestçe tartışabildikleri yerler olarak dünya sahnesine çıkmışlar. Günümüzde bilim ve teknolojinin ve bilimsel gelişmenin odağı durumuna gelmişlerdir. Üniversitelerin dünyadaki değişimlere ayak uydurmaları zorunluluktur. Yaşadıkları toplumla barışık olmazlarsa fanus içerisinde kendi kurgularıyla yaşarlar. Üniversiteler, üniversite sözcüğünün özünde yer alan evrenselleşme ve evrensel değerlerle bütünleşmelidirler. Toplumun tüm kesimiyle yakın işbirliği içerisinde olan İnönü Üniversitesi de göstergelerin seyrinde görüleceği gibi çok olumlu bir değişim süreci içerisindedir."

         2010-2011 Akademik Yılı Açılış Töreninin onur konuğu Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın ise konuşmasında şunları dile getirdi: ''Türkiye demokrasisi ve insan hakları güçlenen bir ülke. Türkiye Avrupa ile organik bağı olan, AB ile zor şartlara rağmen, haksızlıklara rağmen müzakere eden bir ülke. Kendi komşuları ile mukayese edilemeyecek sosyolojik, politik, ekonomik, kültürel bir konumu var. Bu nedenle, bu hızlı değişim iyi yönetilemezse bu hızın aktörü değil, mağduru olma gibi bir risk daima mevcuttur. Değişimin iyi yönetilmesi için güvenilir bilgiye ihtiyaç var. Eğer üniversiteniz bilimsel zihniyete sahip kalarak bilimi öğretiyor, üretiyor ve hayata taşıyorsa, ödevlerin en önemlisini yerine getirmiş oluyor.''
         Batıdaki üniversitelerin gelişmesinde ilk üniversite tecrübesi olan İslam dünyasının büyük emeği olduğuna işaret eden Prof. Dr. Aydın, ''Ne yazık ki, İslam dünyası istikrarlı bir biçimde o çizgiyi yürütememiştir'' dedi. 
         Bakan Prof. Dr. Aydın, üniversitelerin sırf meslek mensubu yetiştirmek gibi bir görevi olamayacağını, aynı zamanda entelektüel yetiştirmek zorunda olduğunu vurguladı.
Üniversitelerin usta çırak modelini kaybettiğini bildiren Prof. Dr. Aydın, ''Kendimizi patron, öğrenciyi müşteri olarak görürsek, o zaman ülkemizin entelektüel yetiştirme, aydın yetiştirme çabasında yeteri kadar mesafe alamayız'' diye konuştu.
        2010-2011 Akademik Yılı Açılış Töreninin açılış dersini veren Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, Anadolu'nun eski ve iddialı üniversitesinde olmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Teknoloji, bilgi, fikir ve öğretim üyesi-öğrenci ilişkisi konularında konuşan Prof. Dr. İnan şunları söyledi: "Öğretim üyesi-öğrenci ilişkisi her ülkede değişiklik göstermektedir. Eğitim felsefesinde değişiklik yapılmalıdır. Sorgulama ve merak sistemini en çok uyaran bir eğitim modeli oluşturulmalıdır. Ben öğretirken öğrendim. Bizim eğitim sistemimizde müfredat takip edilmektedir. Ancak esas olan üniversite eğitimi, öğrenmeyi öğretmektir. Günümüz dünyasında bilgi hızlı bir şekilde değişmekte aynı zamanda çok çabuk ulaşılmaktadır, bu yüzden ne öğrettiğimizden daha çok nasıl öğrettiğimiz önemlidir. Genç dimağları ne kadar merak ettirir ve sorgulamayı öğretirsek ülkemiz için o kadar ön açıcı olacaktır. Sorgulamayı öğretmek lazım ki bizim bildiğimizden daha fazlasını öğrenebilsinler. Öğrencilerle ders yaparken en çok nasıl sordurabilirim demeli ve sorgulama kültürünü söndürmemeliyiz. Bilim ve teknoloji fikir ile üretilir, fikir ise genç dimağlardadır. Bunu da teşvik etmeliyiz. Bu bir ortaklıktır."

        Yapılan konuşmalardan sonra ödül törenine geçildi.
 


        Prof.  Dr. Ramazan Özdemir, Prof.  Dr. Sezai Yılmaz, Prof. Dr. Ünsal Özgen, Prof. Dr. Rıfat Güneş, Prof. Dr. Ahmet Baysar, Prof. Dr. Mehmet Karagöz, Prof. Dr. Eyüphan Yakıncı, Prof. Dr. Bülent Alıcı, Doç. Dr. B. Murat Asma, Yrd.  Doç. Dr. Yunus Önal ve Yrd. Doç. Dr. Metin Ertürkler'e 'Hizmet Ödülü', Araştırma Grubu Adına Prof. Dr. Ali Otlu, Prof. Dr. İsmail Özdemir, Prof. Dr. Önder Çelik, Doç. Dr. Bülent Tütmez, Doç. Dr. Yelda Karıncaoğlu, Yrd. Doç. Dr. Osman Çiftçi ve Arş. Gör. Niyazi Özer'e 'Başarı Teşvik Ödülü' ve Prof.  Dr. Bayram Şahin'e de İnönü Üniversitesi Özel Ödülü verildi.

 
Spam Traps