Ana Sayfa / Haber
Diş Hekimliği Fakültesi`nde vatandaş memnuniyetine büyük önem veriliyor 1010 defa okundu    

 

İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde vatandaş memnuniyetine büyük önem verilirken, belirli aralıklarla düzenlenen anket çalışmalarında halkın fakülteye bakışı değerlendiriliyor. İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ünsal Özgen, anket çalışmalarının yanı sıra şikayet kutuları vesilesiyle talep ve şikayetleri öğrenmeye çalıştıklarını aktardı. 

Sonsöz: Diş Hekimliği Fakültesi'nde vatandaş memnuniyetini ölçmek için hangi yöntemlere başvuruyorsunuz? Bunlardan ne gibi sonuçlar elde ediliyor?

Ü.Ö: Biz temelde resmi olarak iki yöntem kullanıyoruz. Ancak gayri resmi olarak muhtelif yöntemler kullanıyoruz. Resmi olarak kullandığımız iki tane yöntem, düzenli olarak hasta memnuniyetleri anketlerinin yapılmasıdır. Bunun için geliştirilmiş formlarımız var. Her bir kademedeki personelden, hocasından temizlik personeline kadar; her ana bilim dalından veya her mekandan, tuvaletlerinden, bekleme salonlarına ve diş unitlerine kadar, aletlerine kadar her bir işi sorgulayan anket formlarımız var. Bu anket formlarımızı rast gele, değişik branşlardan, değişik zamanlarda, değişik insanlara yaptırıyoruz. Ve bunlar sonuçta istatistiki olarak önümüze bir veri olarak geliyor. Buradan biz ne çıkartıyoruz? Birincisi acaba aksayan bir yerimiz var mı? Düzeltmemiz gereken bir eksiğimiz var mı bizim göremediğimiz? Bunları tespit ediyoruz ki gerçekten çok önemli, kıymetli öneriler de oradan aldık. Ve hayata da koyduk. Vatandaşlara bu anlamda teşekkür ediyoruz. Çünkü bizim eksiklerimizi yapıcı bir dille bize iletiyorlar. Biz de bunu dikkate alıyoruz. Bu anlamda memnuniyet anketlerimizin sağlıklı sonuç verdiği kanaatindeyiz. Genel olarak bizden memnunlar. Bir defa bundan dolayı Malatya halkına müteşekkiriz. Memnuniyet oranımız yüzde 98'lerde, yaklaşık olarak. Bizim hedefimiz bunu yüzde yüz yapmaktır. Yani yüzde 2'yi de, yüzde 3'ü de eritmemiz gerekiyor. İkinci resmi kanalımız, dilek ve şikayet kutularımız var. Düzenli olarak bunları açıp orada yapılan her temenniyi veya varsa şikayeti dikkate alıyoruz. Yüzde 90'ın üzerinde şikayet randevu… Yani hakikaten bu başımızın belası. Biz kusurumuzu biliyoruz. Kapasitemizi arttırmamız gerekiyor ama halkımız da şunu bilsin ki hakikaten de kapasitemizi arttırmak için elimizden geleni yapıyoruz

Sonsöz: Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde hangi bölümler var? Özellikle Ortodonti bölümündeki örnek çalışmalar dikkat çekiyor. Bunlarla ilgili bilgiler verebilir misiniz?

 Ü.Ö: Klasik olarak bir diş hekimi dişteki bütün problemleri; kanaldır, dolgudur, çekimdir vs… Hepsini yapar. Halkın bugüne kadar gördüğü budur. Ancak diş hekimliği fakültelerinde akademik bir ortam olduğu için biraz daha bu işler detaylı. Diş hekimliği fakültesinin 7 tane ayrı ana bilim dalı var. Klasik olarak baktığımızda önce bir tespit bölümü var. Biz buna ilk muayene diyoruz. Herhangi bir hastamız bize müracaat ettiğinde acaba hangi dişinde, hangi problem var? Bunun bir tespit edilmesi gerekiyor. İşte şu numaralı dişinde çürük var. "Şu numaralı dişinde kanal tedavisi gerekiyor. Şu numaralı dişini çekmek gerekiyor. Bu dişine protez gerekiyor" gibi tespit yapılması lazım. Bu tespiti ilk muayene bölümü yapıyor bizde. Eğer film çekilmesi gerekiyorsa yine radyoloji bölümümüzde filmleri çekiliyor. Daha sonra diş eti için ayrı bir branş, çocuk diş hastalıkları için ayrı bir branş, protez için ayrı bir branş, Ortodonti diyoruz ki dişteki şekil bozuklukları için ayrı bir branş, kanal için, dolgu için vs hepsi için ayrı bir branş var. Bu çok güzel bir şey… Ortodonti enteresan bir branş. Türkiye genelinde en çok talep olan, fakat öğretim üyesi sayısı da az olan bir branş. Ortodonti, dişlerdeki çarpıklıkları, şekil bozukluklarını giderir. Halk arasında dişe tel takan branş olarak bilinir ortodonti. Türkiye genelinde hangi fakülteye giderseniz gidin, mutlaka ortodontide birkaç yıllık sıra vardır. Öyle aylık, günlük sıra olmaz. Çünkü ortodonti hastasının 2-3 yıl tedavisi sürer. Bir hasta bir tedavi için müracaat ettiğinde artık 2 sene veya dişin durumuna göre 3 sene sürekli gelir gider. Dolayısıyla bu ortodonti uzmanlarımız çok sayıda hasta alamazlar. Çünkü bir hasta defalarca gelir. Ortalama bir ortodontist yılda 80 ile 100 hastaya bakar. Bir yılda takip edeceği hasta sayısı 80 ila 100'dür. Ancak bu biraz daha arttırabilir. Ama bir yere kadar arttırılabilir. Bir yerden sonra arttırdığınızda kalite sorunu ortaya çıkar. Peki bunu kaliteyi bozmadan artırmanın yolu nedir? 2 tanedir. Birincisi, öğretim üyesinin tecrübeli olması ve bu özellikle el mahareti gerektiren işlerdir. Tellerin açılanması, takılması, kuvvetlerinin ayarlanması… Burada bir pratiklik kazanmıştır. Pratiklik usta ile çırak gibi düşünürseniz, çırağın 15 dakikada yapacağı işi, usta 5 dakikada yapabilir. Eğer belli bir ustalık düzeyine gelmişlerse oradan biraz daha fazla hasta bakabilirler. İkincisi de mesai saatinin dışına taşarak. Saat 3'te, 4'te, 5'te mesaileri bitmez bu arkadaşların. Ne zaman işleri biterse, mesaileri o zaman biter. İşte bizim arkadaşlarımız ikisini de birlikte kullanmaktadırlar. Özellikle ortodontide bütün hastalara hocalar bakmaktadır. Hepsi de usta insanlardır. Ve mesai kavramı tanımadan çalışmaktadırlar. Bize yaklaşık 15 gün önceki rakam bu, 1600 hasta müracaatı oldu ortodontide. Normal şartlar altında bizim 4 öğretim üyesiyle 1 yılda bakacağımız hasta sayısı 400'dür. Şimdi Haziran ayındayız. 6. aydayız. Arkadaşlar hasta kabulünde 400'e yaklaştılar. Bu artık kapasitelerinin tamamını kullandıkları anlamına gelir. Bu çok önemlidir. Halkımızın bu fedakarlığı iyi anlaması gerekir. Ve bunu yaparken ekstra hiçbir şey ödemiyoruz bu arkadaşlara. Ekstradan hiç bir şey vermiyoruz. Kendi gönülleriyle bunu yapıyorlar. SON    

MALATYA SONSÖZ GAZETESİ 11 06 2010

 
Spam Traps